El-Cevap 2

Soru-Eleştiri : Şifacısınız ama neden bu kadar negatif enerji yayıyorsunuz? Dikkat ediyorum; hep olumsuz paylaşımlar. Oysa ruha şifa gelen paylaşımlar beklerdim… Hep olumsuz eleştiri… Hiç olumlu bir şey görmez misiniz çevreden Allah aşkınıza? Uzun süredir gözlemliyorum ve dayanamadım artık, yazdım…


Cevap : Teşekkür ederim eleştiriniz için. Ben bana görüneni söylüyorum. Sevgiden, şifadan ve olumlu konulardan yazılarda bahsediyorum ama buradan da gördüğüm olumsuzlukları söylüyorum. Çünkü dönüştürmemiz ve şifalandırmamız gereken şey de tam olarak olumsuzlukların ta kendisi. 3 Maymun oynayamayacağım ciddi konular bunlar ve Toplumun Psikolojik Sağlığını çok ekiliyor. Kaçtığımız veya görmezden geldiğimiz zaman da problemlerin üzerine problem birikiyor. Biri size büyü yaptığı ya da hakikati çarpıttığı zaman bu sizin için engelleyici bir durum oluşturur ve özgürlüğünüze kasteder.

Bir kara büyücü kibir, şehvet, gurur veya güç arzusuyla büyü yapmayı ve yalan söylemeyi sürekli bir alışkanlık haline getirebilir. Metamfetamin gibi bir uyuşturucudur bağımlılık yapması da bir kişiyi çirkinleştirmesi de çok kolaydır. Ancak yalan söylemekte ve kendini yanlış tanıtmakta bu kişiler çok ustalaşır. Sevgiden bahsetmeyi onlar da çok iyi biliyor. Etrafta dolanan cümleleri papağan gibi tekrar ederek Sosyal Medyada herkes alımlı bir imaj çizebilir.

Ama hakikatte imajın ötesi var. Benim şifam da zihinsel konulara yönelik, burada bir eksiklik görüyorum, bu ortam biraz daha soğuk olabilir. Aslında negativite yaymıyorum, negativiteyi görüyorum, gösteriyorum ve temizleyip olumluya dönüştürüyorum. Böyle konularda tabi olumlu şeylere de şahit oluyorum.

Aslında gerçek Büyü sanatı bence Ruhsal Olarak olgunlaşmak ve bir Ruh olarak Ebediyette de büyümektir. Şarlatanları ruhsal hakikatler konusunda bilgi kaynağı olarak gören bir toplum sağlıklı kalamaz. Haliyle şarlatanların alışkanlıklarını da yazacak çizecek bir Günah Keçisi olarak Negativite içeren paylaşımlarda bulunmaktan hiç kaçınmıyorum. Bunun değerini umarım anlarsınız. Ben Hami-Koruyucu görevlilerdenim; Hakikati, Erdemleri, Uyumu ve Sağlığı korumakla yükümlüysem, benle birlikte bütün şifacıların katılımıyla ortaya koyduğu toplumsal sağlığın bozulmasını da engellemek için uyarmam gerekir.

Yoksa benimki de sevgidir. Şiir de yazıyorum, her gün en az 1 saat şarkı söylerim. Ağzımdan doğaçlama olarak şarkı şeklinde şiir akar ilhamla. Sokaklarda da şarkı söyleyerek dolaşıyorum, aslında beni bana bıraksanız çok huzurluyum. Sadece hakikat meselesi hiç şakaya gelmiyor.

Olumsuzluklarla bir şifacı olarak haliyle hep iç içeyim. İçine girip gördüğüm yerde düzeltiyorum. İnanın Meryem hanım zebanilik etmeye başladığımdan beri yaptığım şifa çalışmalarının daha kalıcı olmaya başladığını görüyorum.

Ancak bu yazıları yazdığım yerde gerçekten birileri bir yerlerde negatif bir şeyler yapıyor. Bu paranoya değil, dostumu korumak için topluma düşman olan kişileri de ta bedenimde hissederim. Bu yüzden anında da çıkması gereken çıkar, birileri faydasını görüyor bunun o an. Bunu yapan kişi sayısı az olduğu için de yükü üzerime alıyorum haliyle. Paylaşmak isteyen varsa ben de Olumlu-Güzel-Basit-Sade-Çekici-Alımlı şeyler yazmak isterim tabi ki de ama Güvenlik ciddi konu.

Ben karabüyücülerden bahsettiğim zaman varolan bir şeyden bahsediyorum. Bahsettiğim için varolmuyor bu negativite, sadece dikkat alanınıza geliyor. Orta Doğuda da savaş ve terör oluyor, biz TV’den izlediğimizde kendi konfor alanımızdan ancak rahatsız oluyoruz, ama orada ölüm korkusu çekenler için kim ne yapıyor? Bir şeyler yapılsa belki de kesilecek. Mesela silah ve cephane üretimi dursa. Ya da pilotlar vicdana ve insafa gelip şehirleri bombalamak yerine cephanelikleri bombalasa…

Ben de haliyle sorunun kaynağına işaret ediyorum. Bir karabüyücünün eksilmesi demek 1 sene içinde belki temizlenmesi gereken 100 tane karabüyünün eksilmesi demektir. Tiyatroya başlamalarını öneriyorum haliyle alışkanlıkları zararsız hale gelsin diye.

Birileri gerçekten benim hakkımda bilgi sahibi olmadan, benimle yüzyüze veya birebir muhabbet etmeden benim hakkımda insanlara yalan-yanlış, iftira ve ithamlarla arkamdan konuşuyor. Bunu yapma sebebi de benim doğru söylediğim yerde bu kişilerin yalanlarının açığa çıkması olabilir. Haliyle benimle uğraşan da olur. Yüksek İnisiyeyim demem bile olay olmuştu zaten, ama nelerden geçtiğimi kim biliyor ki. Bu koşullarda da benim onurum ve saygınlığım zedeliyor. Beni kim koruyor?

Haliyle benim görevlerim biraz Satürnyen ve Plütonik de olduğu için Ciddi ve Sert olabiliyorum, bu da Sevginin adalet sağlayan koruyucu bir yönü olarak görüyorum. Bazen bazı şeyler sandığımız veya göründüğü gibi değildir. Bazı kişiler dışarda hep Sevgiden bahsederken mahremlerinde insanların arkasından işler çevirebiliyorlar.

Hissettiğim öfke kişisel bir öfke veya nefret değil, Dünya Merkez çakrasından bana gelen Ortak Alanı ilgilendiren duygular aslında. Yine espri ile dönüştürüyorum. (Üslubumdaki alay biraz da bu kişilerin gururlarını kırmak içindir, kendilerini o kadar da ciddiye almamalılar.)

Düşünün her gün bir çok kişinin üzerinden Kara Büyüler kaldırıyorum. Bu sadece psişik bir olay da değil. Ya da şifa istiyorum diye gelip yalan söyleyenler de var, ancak yalan söyledikleri yerde bende aldıkları şifa çalışmaları da onları hasta ediyor. Onları da uyarıyorum yalan söylediklerini görünce bir de inatla yok yalan söylemiyorum diyorlar ters teperse sorumluluk almam diyorum artık..

Gördüğümü söylemem herkesi güvenlik, adalet, hakikat ve özgürlük namına uyarmak içindir. Tespit eden söylemezse kimse de farkında olmaz çünkü görünenin ötesinde olan bir mesele bu. Görmeyi öğretmek gerekiyor. Bunu zaten siteme koyduğum Regresyon ve diğer Şifa-Farkındalık yazıları ile yaptım. Beni sadece kişisel profilimdeki gönderilerden bilmeyin, haliyle http://www.sagliklisifacilik.com da var. Burada önlemler de yazıyor ve herkes kendini veya alanını bu tarz saldırılara karşı nasıl savunabileceği konusunda tam olarak yeterli değil.

Beraber büyüyoruz en nihayetinde.

Ama haklısınız da, evet insanlar genelde bana güzelliklerle gelmiyor. Uzun zamandır sevgilim de yok, Üniversitede ruhsal konularla ilgilenmeye başlayınca arkadaşlarım çevremden kaçıştı, karanlık bir döneme girip sokak hayatı yaşadım, buradan kendimi toplayıp geldim. Şimdi şifa konularını denetlemeye başlayınca etrafımda şifacı arkadaşlarım da azaldı, genç yaşımda ukala olarak görüldüm. Arayanım soranım ancak bana derdini anlatır, benim derdimi çok dinleyen yoktur. Ben de açık açık yazıyorum zaten derdimi artık. Derdimi de ifade ettiğim yerde çözüyorum her insan gibi

Geçmiş yaşamlarımı ilan ettiğim zaman herkesten alaycı bakışlar gelmeye başladı. Ama yani ne yapayım, o kadar regresyon terapisini anlattığım yerde insanlar da benim geçmiş yaşamlarımla ilgili deneyimlerimi ve geçmişte kim olduğumu merak ediyorlar. Ama öyle defalarca kez tarihe geçmiş yaşamlarla gelince insanlar da ya inanamıyor ya da gururlarına yediremiyorlar.

Bir de yani bu regresyon meselesinden geçmeyince ruhsal olarak şifalanma da mümkün değil, şifa konusunda yetkinlik sahibi olmak da. Çünkü ego meselesi de tam olarak burada çözülüyor. Bu çalışma sayesinde ben de İlahi Nuru hiç bir egosal engele takılmadan akıtabilmek için gerekli. Ama geçmişimle ne uğraşacağım diyen şifacılarla karşılaşıyorum. Yİne sevgiyle yaklaşıyorum ama gidip de bana çıkıştıkları zaman bile sabrediyorum. İnsanların zarar gördüğü noktada sabrım da taşıyor “Ama Tribinizi Yerim Sizin!” diyesim geliyor bir noktadan sonra, mesele kişisel değil bu konular hepimizi ilgilendiriyor.

Öfkemi sevgiyle işlerim ki adalet olsun diye. Her gün vicdani hesaplaşmamı yaparım. Gözüm görür aklım yargılar, bunun doğru olması için de öz-şifa, öz-gözlem çalışmalarımı senelerdir hiç aksatmadım ve gerçekten kendime güvendiğim ve doğru nişan aldığımdan emin olduğum yerde negativiteyi dışarı salıyorum. Normalde şikayet eden birisi değilim zaten. Tercihim çözüm üretmektir.

Haliyle ne bilirler benim Che Guevara’dan gelen mirasımla 14 yaşımda inisiyatifler ve STK’larda Das Kapital veya Komünist Parti Manifestosu okumadan hem Diyalektik Materyalizm hem de Sosyalizm-Komünizm üzerine büyüklerle felsefe ve politika tartıştığımı. Doğal yeteneklerle doğmuş olmamı başka türlü nasıl açıklayabiliriz. Bunlar da insanlar arasında kıskançlık ve dışlama olarak bana yansıyabiliyor. Çok çekilmek zorunda kaldım kendi yalnızlığıma. Annem de kabul etmez beni bu halimle. Ablam da benim ilgilendiğim konularla hiç ilgilenmiyorum-inanmıyorum deyip çenemi kapatmaya çalışır, doğru düzgün muhabbet bile edemeyiz. Kaç defa da söylerim beni olduğum gibi kabul et diye.

Suç Dünyasından arkadaşlarım oldu benim bu yüzden Ruhun Karanlık Gecelerinde. Beni olduğum gibi kabul edip bana kardeşlik ve koruyuculuk eden kişi Gazi Mahallesinde yetişmiş, cezaevinde ayağı kırıldığında bile gardiyanlardan işkence görmüş, torbacılık yapan bir adamdı, icazet sürecinde olan bir şaman gibiydi zaten, kemik oturtmayı kırık-çıkıkçılığı biliyordu. Sertliğin, haklı negativitenin Plütonik güzelliğini ve özgürlüğün değerini de bu zamanlarda öğrendim. Haliyle eczacıların satamadığı ilacı zor şartlar altında satıyordu bu adam hem toplum tarafından dışlanıyor, tipine bakılıp yargılanıyor, hem de polisten kaçıyor. Ben de şifacılık yapıyorum, kimse benim derdimi çok dinlemez.

Ya da ne bilirler kendi başıma durduğum yerde sürekli icat çıkardığımı. Bir şeyleri değiştirmek benim muradım, hala devrimci kanı akıyor bende. Asiliğim de bazen patlamalarla çıkar, önemli olan doğru nişan almak ve doğru şeyi yıkmak. Ama bunu doğru yapmak için haliyle kusurları gördüğüm kadar erdemleri ve meziyetleri de görüyorum insanlarda.

Ben 2 senedir biliyorum az çok geçmişte kimler olduğumu ama kanıtlandığı yerde ilan ediyorum. Ama buna alay, safsata, psikolojik problem gibi de bakılıyor. Kimisi popülarite kaygısından böyle yaptığımı düşünüyor, kimisi beni oturduğu yerden ukala buluyor. Ama gelip de yüzüme karşı eleştiri yapan yine yok, olsa gerçekten sevineceğim. Şimdi bir de benim insanların düşüncelerini duymam gibi bir çok kişi için şok edici durum da var. Bu da şüphe çekebiliyor ve kuruntulu olduğumu düşünebiliyorlar.

Ancak şöyle de bir durum var ki bizzat bana büyü yapan kız arkadaşlarım oldu. Kendilerini oldukları gibi kabul edemiyorlar veya özgüven eksikliklerinden ötürü büyü-manipülasyon-duygu sömürüsü-belirsizlik-yalan gibi yöntemlere başvuruyorlardı. Bağrıma bastığım kişilerden de bunları görüyorum, oldukları gibi kabul ediyorum ve kendilerine yine şifa ve sevgiyle yaklaşıyorum.

Uzaktan belki de senelerdir başıma çorap örmeye çalışan kara büyücüler var ve onların da ruhsal rahatsızlıklarını anlıyorum. Yalan, riya ve manipülasyon kronik bir alışkanlık olmuş ve gururlarından dolayı hatalarını kabul edemiyorlar. Problemlerinin ana sebepleri aslında rahat teşhis ediliyor. Onların da tez elden şifalanmaları lazım, dışlamak bir çözüm değil. Ancak kompleksleri ve suçları yüzünden de adaletin yerini bulması lazım. Onlar da karşıma gelseler yine şifalanmaları için sevgiyle yaklaşırım. Zaten en basitinden topluma ve insanlığa duyduğum sevgi onların bu kötülüklerini tekrarlamamaları için yeterli bir şifa gücü olacaktır.

Gelin ve açık açık eleştirin bu yüzden lütfen. Ben de kendimde göremediğim hatalarım varsa böyle görür ve düzeltirim. Böylece herkes için daha hayırlı olabilirim. Haliyle Türkiye’de bu konuları çalışabileceğimiz-araştırabileceğimiz Yüksek Eğitim ve Araştırma Kurumlarının eksikliğinde serbest araştırma yapan birisiyim. Eleştirileriniz benim için çok değerli ancak polemiğe girmemek için bunun saygı çerçevesinde olması da gerek.

Muhabbet olur en azından, ortadaki zanları kaldırır sevgiye ve güzelliğe yer açarız.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s